A vibrant cartoon with colours and smooth animation. KARAKTERLER Pofuduk: Sevimli, tombul, beyaz bir tavşan. Büyük kahverengi gözleri ve uzun kulakları vardır. Turuncu tişört giyer. Çok meraklı, enerjik ve biraz sakardır. Havuçları çok sever. Mino: Küçük, sarı bir civciv. Büyük siyah gözleri vardır ve mavi bir çanta taşır. Pofuduk'un en yakın arkadaşıdır. Daha sakin ve dikkatli davranır. HİKÂYE Güneşli bir sabah Pofuduk, ormanın ortasındaki küçük evinde uyuyordu. Birden burnuna güzel bir koku geldi. Pofuduk gözlerini açtı. "Hmm... Bu koku da ne?" Yatağından kalktı ve havayı kokladı. "Bu kesinlikle havuç kokusu!" Pofuduk hızla kapıyı açıp dışarı çıktı. Bahçede sağa sola bakındı ama hiçbir yerde havuç göremedi. "Garip. Havuç kokusunu alıyorum ama havucun kendisini göremiyorum." Tam o sırada Mino uçmaya çalışarak yanına geldi. "Günaydın Pofuduk!" "Günaydın Mino! Çabuk gel! Çok önemli bir şey oldu!" Mino meraklandı. "Ne oldu?" "Burada çok güzel bir havuç kokusu var." Mino etrafı kokladı. "Ben hiçbir şey koklamıyorum." Pofuduk şaşkın şaşkın baktı. "Nasıl koklamıyorsun? Burnum bana hiç yalan söylemez!" Mino güldü. "Geçen hafta bir çiçeği havuç sanmıştın." Pofuduk biraz düşündü. "O farklıydı." "Nesi farklıydı?" "Çiçek pembe olduğu için." Mino başını salladı. "Tamam, hadi havucu bulalım." İki arkadaş ormanın içine doğru yürümeye başladı. Bir süre sonra koku daha da güçlendi. Pofuduk'un gözleri parladı. "Yaklaşıyoruz!" Çalıların arasından geçtiler. Karşılarında büyük bir taş vardı. Pofuduk taşın arkasına baktı. Hiçbir şey yoktu. Mino yere baktı. "Burada küçük ayak izleri var." Pofuduk heyecanlandı. "Havuç ayak izleri!" Mino şaşkın şaşkın baktı. "Havuçların ayağı olmaz." Pofuduk düşündü. "Belki bu özel bir havuçtur." Ayak izlerini takip etmeye başladılar. İzler onları küçük bir dereye götürdü. Derenin yanında yerde parlak turuncu bir şey vardı. Pofuduk bağırdı: "HAVUÇ!" Koşarak yanına gitti. Ama bu bir havuç değildi. Turuncu bir topaçtı. Mino kahkaha attı. "Yine yanıldın!" Pofuduk topacı eline aldı. "Tamam, bu havuç değil." Sonra topacı yere bıraktı. Topaç dönmeye başladı. Bir anda çalılıkların arasından küçük bir tavşan çıktı. Tavşanın elinde bir sepet vardı. Pofuduk şaşkınlıkla ona baktı. "Sen kimsin?" Küçük tavşan gülümsedi. "Ben Lili. Bu ormandaki sebze bahçesine yardım ediyorum." Pofuduk hemen sordu: "Sebze bahçesi mi?" Lili başını salladı. "Evet. Ama bugün büyük bir sorun var." Mino meraklandı. "Ne oldu?" Lili üzgün bir şekilde konuştu: "Bahçedeki en büyük ve en güzel havuç kayboldu." Pofuduk'un gözleri büyüdü. "Kaybolan havuç mu?" "Evet." Pofuduk hemen Mino'ya baktı. "Demek kokusunu ben aldım!" Lili şaşırdı. "Sen de havuç kokusunu mu aldın?" "Evet!" Lili sevindi. "O zaman belki onu bulabiliriz!" Üç arkadaş havucu aramaya karar verdi. Lili onları sebze bahçesine götürdü. Bahçede birçok havuç vardı ama ortada büyük bir boşluk bulunuyordu. Lili boş yeri gösterdi. "En büyük havuç buradaydı." Pofuduk yere eğildi. "Burada izler var." Mino dikkatlice baktı. "İzler ormana doğru gidiyor." Pofuduk hemen ayağa kalktı. "Peşinden gidiyoruz!" Üç arkadaş izleri takip etmeye başladı. İzler onları yüksek bir tepeye götürdü. Tepenin üzerinde büyük bir sepet vardı. Pofuduk sepete baktı. "Belki havuç bunun içinde!" Sepeti açtı. İçinden bir sürü elma çıktı. Pofuduk bir elma aldı. "Bunu da havuç sanmıyorum." Mino güldü. "Sonunda öğreniyorsun." Tam o sırada tepeden aşağıya doğru bir şey yuvarlandı. Lili bağırdı: "Bakın!" Üçü de aşağı baktı. Büyük turuncu bir şey hızla yuvarlanıyordu. Pofuduk'un gözleri büyüdü. "Havuç!" Pofuduk hemen peşinden koştu. Mino ve Lili de onu takip etti. Turuncu şey tepeden aşağı yuvarlandı, küçük bir tahta köprüden geçti ve çalılıkların arasına girdi.